Deprem videolarında, yeni yapılmış “karton” binaların yıkılışı beni seneler öncesine götürdü. Gazetecilik hayatımın 12 yılı Ankara’da geçti. Dönemin büyük inşaat işleri siyasetin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan deprem bölgesinde konuşuyordu. Öfkesi “şerefsiz”, “namussuz”, “haysiyetsiz” gibi sözcüklerle yansıyordu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay AFAD merkezinde konuşuyordu.
Dün yazdım: “TSK, sabah 06.00’da 5 merkez oluşturdu…” 17 Ağustos 1999 “Büyük Marmara Depremi”nden üç saat sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin
“Depremin ilk saatlerinde ortada olmayan “devletlu” zevat, aradan saatler geçtikten sonra her köşe başından başlarını uzatıyor. İş yapmak adına bildikleri
Deprem alttan 9 saat arayla 2 defa vurunca hazin gerçek ortaya çıktı. O hazin gerçek şuydu: Devletin başı çok güçlü
Sevgili okurlarım, yaklaşık 10 gün önce evde düştüm ve kürek kemiğim kırıldı… Ve dolayısıyla sağ kolum büyük ölçüde iptal… Askıya
5 dakika sonra… Allahım… Allahım… Sadık ne oldu bize böyle, ne oldu bize? 10 dakika sonra… Sadııık, kıpırdayamıyorum ben. Sen
On ili kapsayan 2 şiddetli deprem sonrasında ortaya çıkan tablo, hepimizi derinden yaraladı. Depremin kapsadığı alanın büyüklüğü, depremin şiddeti ile
17 Ağustos 1999’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda saat 04.30 civarında hareketlilik başlamış, komutanların karargahta olması istenmişti. Karargaha gelenlerden birisi de Deniz
Antakya, Habibi Neccar Camii yakınında avlulu, tipik Antakya evlerinden birinde doğduğum şehir. Adana, baba kentim ve maalesef her ikisi de
Bağışlarınızla gençlik kollarını destekleyin!
ŞİMDİ BAĞIŞ YAPIN